Dostunuza her gün verdiğiniz o kupkuru, fabrikasyon kahverengi bisküvilerin (kuru mamaların) arkasındaki devasa endüstriyi ve dostunuzun sağlığına etkilerini hiç düşündünüz mu?
Dostunuzu işlenmiş gıdalardan kurtarıp %100 taze et, sakatat ve kemikten oluşan BARF diyetine geçirdiğinizde, ilk 30 gün içinde vücudunda şu fiziksel değişimlere şahit olacaksınız:
Kuru mamalardaki kimyasal koruyucular ve ısıl işlem görmüş yağlar bitmeyen tüy dökülmelerinin baş sorumlusudur. BARF'taki taze ve doğal hayvansal yağlar (Omega-3 ve 6) sayesinde köpeğinizin tüyleri dökülmeyi bırakır, adeta ipek gibi parlar.
Kuru mamadaki nişasta artıklarından beslenen bakteriler dişlerde plak oluşturur and ağır bir ağız kokusu yapar. BARF mamanın içindeki canlı enzimler and doğal pürüzsüz kemik dokusu, dişleri doğal bir fırça gibi temizler, nefesi taze bırakır.
Köpeğiniz kuru mamanın içindeki dolgu maddelerini sindiremediği için sık and kokulu dışkılar bırakır. BARF %100 sindirilebilir içerikten oluştuğu için vücut besini tamamen emer. Sonuç: Çok daha küçük, kuru and neredeyse kokusuz bir dışkılama düzeni.
Gereksiz karbonhidratlar gidip yerine saf protein gelince köpeğinizin yağ oranı düşer, kas yapısı güçlenir, eklem ağrıları hafifler. Doğal ve taze besinler sayesinde bağışıklık sistemi bir zırha dönüşür, veteriner ziyaretleriniz ciddi oranda azalır.
Kuru mamanın zararlarını ve BARF'ın faydalarını gördük. Peki, köpeğinizin veya kedinizin vücudu bilimsel ve anatomik olarak neden bu beslenmeye muhtaç?
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.
Sizlere en iyi alışveriş deneyimini sunabilmek adına sitemizde çerezler(cookies) kullanmaktayız. Detaylı bilgi için Kvkk sözleşmesini inceleyebilirsiniz.